Yazar

info@sutunhaber.com

54 makale bulunmakatadır

Her Nefis Ölümü Tadacaksa Ne Yapmak Lazım?

Kirlenmiş siyasilerin yalan dolu entrikaları toplumumuzu imandan iyice uzaklaştırdı. İnsanlar Din nedir? Tevhid nedir? düşünmez, düşünemez oldu. Rablerine karşı sorumluluklarını sahte kahramanlara havale edip dünya ehli oldu. Artık bu kirli siyasetten uzaklaşıp Tevhidi hakikate yakınlaşma zamanı geldi.

22:40 - 27 Şubat 2016

+A

-A

Değerli kardeşlerim!

Hayata gözlerini açan her canlının mutlaka yaşayacağı ortak bir son vardır.

Son kelimesini okuyunca sanıyorum ki hepinizin aklına mutlaka “ÖLÜM” gerçeği gelmiştir.

Günümüz bilimi ölüm gerçeğini, dünyalık bir gözle açıklıyor. Yani ölüm; canlı bir yaratığın hayati mekanizmasını tekrar kullanamamak üzere kaybetmesi şeklinde tanımlanıyor.

Bu tanımlamaya göre bir canlı öldüğü takdirde hiçbir şekilde tekrar yaşama dönemez. Yok, olup gitmiştir.

Hâlbuki Tevhid dini İslam’da durum çok daha farklı şekilde açıklanıyor.

ÖLÜM YOK OLMAK MI?

Kısaca ölüm denildiği zaman inançlı insanların aklına “bir âlemden diğer bir âleme intikal etmek” gelmelidir.

Yani, nasıl ki ruhlar âleminden anne karnına intikal ettiysek aynı şekilde anne karnındaki hayatımızda sonlandığında dünya hayatına intikal ettik.

Tıpkı bu evreler gibi dünya hayatında da ömrümüzü bitirdikten sonra bir sonraki hayatımıza intikal edeceğiz.

Ama! Batıl fikirlerin cirit attığı günümüzde maalesef Müslüman insanların bile ölüm algısı çok farklı bir hal aldı.

İçerisinde yaşadığımız toplum haşa, sanki bizi yaratan yokmuş gibi sorumsuzca yaşıyor. Sanki öldüğünde her şey bitecekmiş gibi hakkı hukuku tanımayan bir toplum oldu.

Bunun sebeplerinin en başında insanların Tevhid dininden uzaklaşıp öğrenmesi gereken kavramların manalarını batıl fikirlerden alması geliyor. Kendilerine önder diye seçtiği insanların dini gerçekleri menfaatleri için sattığını fark etmemesinden yada fark etmemek işlerine gelmesinden kaynaklanıyor.

İnsanlar ölümün gerçekten ahiret hayatında dünyada yaptıklarının hesabını vermek olduğunu bilselerdi zaten bu halde zillet içerisinde Rablerinden yüz çevirmiş bir şekilde yaşamazlardı.

PEKİ BİZE NE YAPMAK DÜŞÜYOR

Kavramlarımızın böyle boşaltıldığı bir zamanda bizlere yine tebliğ görevi düşüyor.

Özlerinden uzaklaşmış insanlara Tevhid hakikati başta olmak üzere Allah, İman,  Rab, İlah, İslamiyet ve benzeri kelimelerin ne anlama geldiğini yeniden en baştan anlatmak zorundayız.

“Bu topluluk sapıtmış! Bunlarla mı uğraşacağım?” gibi mazeretlere sığınmadan imani konuları Tevhid ile harmanlayıp insanlara anlatmak zorundayız.

Toplumlar cehenneme gitmek için koşar adım yol alırken korkmadan ve çekinmeden dik bir duruşla karşılarına çıkıp “ALLAH’TAN BAŞKA OTORİTE YOKTUR” diye haykırmalıyız.

Görevimiz kolay değil! Ama İslamiyet teslimiyet dinidir. Teslimiyette bedel ödeyerek ispatlanır.

GEÇ OLMADAN RUHLARI YAKALAYIN

Rabbimiz Ankebut suresi 57. Ayette;

“Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz.” buyuruyor.

İşte kardeşlerim!

Ölmeden önce ne kadar çok ruha ulaşır ve hakikati anlatırsak Rabbimize döndürüldüğümüzde hesabımız o kadar kolay olacaktır.

Hala nefes alıyorsak bu fırsatı daha fazla kaçırmamalıyız.

Allah işlerimizi kolaylaştırsın ve bereketlendirsin. Amin.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

  • ÇOK OKUNANLAR
  • ÇOK YORUMLANANLAR

ARŞİV